ZEUGMA’NIN ÖYKÜSÜ

Binlerce yıl önce başlar ZEUGMA’ nın yazgısı,
Fırat’ın bereketli toprakları beşik olur ona.
Medeniyetler gelir medeniyetler geçer üzerinden
Tarihe paha biçilmez eser olur her bir taşı...

İlk olarak Helenli’leri ağırlar antik kent,
İsim babası olur İskender’in generali
Fırat’ın Silifkesi der ona.
Sonra Roma’lılar gelir Tanrı misafiri gibi.
Fırat’a köprü olan kentin
Anlamını adına taşıyarak
ZEUGMA koyarlar ismini.

Villalar kurulur ZEUGMA’ da
Fırat’ın kıyıları boyunca.
Zenginlik ve ihtişamda boy ölçüşür
İskenderiye’yle, Atina’yla.
Mozaikler hayat bulur Zosimos ustanın elinde
Mitoloji ölümsüzleşir, tanrılar savaşır
Tarihin ayak izlerini taşıyan mozaikler
Bir kez daha kutsallaşır.

Ama tarih boyu savaşların, depremlerin yapamadığını
Ve yangınların yakamayıp, insanların yıkamadığını
Bu kez Fırat yapar,
Eteklerinde taşıdığı ZEUGMA’ yı koynuna alarak,
Dalgalarıyla sımsıkı sarar.

Onca TAPINÇ (Toprak Seramik Halkla İlişkiler Departmanı))

sayfa tasarımı T U R K L I N E